Anasayfa Okul Çağı
Okul Çağı
Okul Çağı Çocuklarında Akran (arkadaş) İlişkileri PDF Yazdır E-posta

Okul Çağı Çocuklarında Akran (arkadaş) İlişkileri

* 7-10 Yaş Grubu Özellikleri: Bu dönem,gelişim sürecinde "son çocukluk" ya da "okul çağı çocukluğu" olarak adlandırlan döneme denk düşmektedir.Çocuk 6-7 yaşlarında ilkokul 1. sınıfa başlar.1. sınıfla beraber ilk dönem çocukluk sona erer,görevlerin daha netleştiği,sosyal ilşkilerin daha önemsendiği,normların,performans ve rekabetin belirgin bir şekilde ortaya çıktığı bir dönemin içine girer.Okul çağı,çocuğun aile yuvasından çıkıp dış dünyaya açıldığı,toplumsal çevreye iyice karıştığı çağdır.

Çocuğun artık ince motor gelişimi,sözcük haznesi,kendini sözel olarak ifade etmesi,zaman,sayı kavramları gibi zihinsel yetilerinde belirgin bir gelişim dikkati çekmektedir.Düşüncelerinde somuttan soyuta doğru gelişme başlamış,hayaller ve gerçekler birbirinden ayırdedilebilir hale gelmiştir.Fiziksel olarak büyüyüp gelişen ve daha becerikli olan çocuğun sosyal açıdan da hızla geliştiği görülmektedir.Öğretmen ve akran grubunun kabulü,beğenisi onun için çok önemlidir.Süperegonun gelişimi yani anne baba kurallarının içselleşmesi bu dönemde belli bir ivme kazanmış, dolayısıyla sosyal ortamlardaki kurallara uyum ve gerçeğe uygun davranışların artması da buna paralel olarak gelişme göstermiştir.

Devamını oku...
 
Erken Dönemde İkinci Dil Öğretimi PDF Yazdır E-posta

Erken Dönemde İkinci Dil Öğretimi

"Dil bizden önceki nesillerle paylaştığımız bir kavramdır, içimizde zamanın ve mekanın ötesinde varolur"

Françoise Dolto

Anadilimiz öncelikli olmak üzere, bir dili öğrenirken o dilde kullanılan sözcüklere anlamlar yüklemiş, başka mekanlarda yaşamış olan insanlarla bir ilişki içine gireriz. Bu durum, öğrenilen dilin ait olduğu kültüre ve toplumsal geçmişine dokunmaktır. Yaşanılan, bizler üzerinde bir iz bırakan tüm olaylar ve kültürel miras dil yoluyla nesilden nesile aktarılır.

Devamını oku...
 
Okula Gitmek Sorun Olduğunda PDF Yazdır E-posta

Okula Gitmek Sorun Olduğunda

Okul öncesi eğitim almış olsun olmasın, her çocuk için okula başlamanın ve devam ediyor olmanın kendi içinde bir anlamı vardır. Öncelikle daha önce oyun çocuğu olan çocuk artık okul çocuğudur. Daha önce evden düzenli ayrılıklar deneyimlemiş olsa da, şimdi evden ayrıldığında gittiği yer kuralları daha belirgin, beklentileri daha yüksek bir ortamdır.

Devamını oku...
 
Dikkat Eksikliği PDF Yazdır E-posta

Dikkat Eksikliği

Dikkat eksikliği yıkıcı davranış bozukluğu başlığı, temelinde birbirinden ayrı, ancak yakından bağlantılı üç davranış biçimini ifade eder. Bunlar;

1. Dikkat eksikliği/öğrenme güçlüğü

2. Hiperaktivite/ataklık

3. Sorunlu davranışlardır.

DEHB’nin temel özelliği, kalıcı ve sürekli olan dikkat süresinin kısalığı, engellemeye yönelik denetim eksikliği nedeniyle davranışlarda ya da bilişte ortaya çıkan ataklık ve huzursuzluktur. Bunun sonucu olarak çocukta gelişimsel olarak uygunsuz dikkatsizlik ya da aşırı hareketlilik ve ataklık vardır. Başlangıcı genellikle 3 yaş dolaylarında olmakla birlikte tanı ilkokul yıllarında konmaktadır.

Erkek çocuklarda daha sık görülmekte, erkek/kız oranı 3/1 ile 5/1 arasında bildirilmektedir. Kızlarda dikkatsizlik ve bilişsel sorunların önde geldiği, ataklık ve saldırgan davranış sorunlarının daha az olması nedeniyle tedaviye başvuruların daha düşük olabileceği düşünülmektedir.

 Etiyoloji: Genetik, biyolojik, çevresel ve psikososyal etkenler gibi çoklu nedenleri olan bir beyin rahatsızlığıdır.

Devamını oku...
 
Çalışan Anne ve Çocuk PDF Yazdır E-posta

ÇALIŞAN ANNE VE ÇOCUĞA ETKİLERİ

 

 Kadının çalışması beraberinde bazı sıkıntılar da getirmektedir. Özellikle kadının evli ve çocuk sahibi olduğu hallerde bu durum daha da zorlaşmaktadır. Bu zorlukların başında; annenin olmadığı saatlerde çocuğun bakımı, İşinden yorgun ve gergin gelen annenin çocuğuna yeterince zaman ayıramaması ve onunla sağlıklı bir iletişim kuramaması gelmektedir (Yavuzer, 1992|. Bu durumda akljmıza şöyle bir soru gelebilir: "Annenin çalışması çocuğu nasıl etkilemektedir?"

Devamını oku...
 
İnternet ve Çocuk PDF Yazdır E-posta

  İnternetin Çocuklar Üzerindeki Etkileri...

Çağımızın en büyük buluşu olarak kabul edilen internet; getirdiği yenilikler ve kolaylıklar sayesinde hayatımıza yeni bir bakış açısı kazandırdı. İnternet artık gündelik hayatımızın vazgeçilemez bir parçası. Eğlenmek, arkadaşlarımızla sohbet etmek, bilgi edinmek, işlerimizi halletmek ve daha birçok faaliyet için interneti kullanmaktayız. Fakat tüm bu getirdiği güzelliklerin yanında internet birçok sorunu da beraberinde getirdi. İllegal siteler, kumar siteleri, yetişkinler için olan siteler internetin farklı amaçlar için de kullanılabileceğini gözler önüne serdi.

Bunun yanı sıra gelişim çağındaki çocukların arkadaşlarıyla oyun oynamak, sosyal ve sportif faaliyetlere katılmak yerine internette sohbet etmek ve bilgisayar oyunları oynamayı tercih etmesi, çocukların sosyal gelişimlerini de olumsuz etkilemektedir.

Çocukların illegal (yasadışı) sitelerden uzak tutmak ve onlara temiz ve güvenli internet sağlamak için yapılması gerekenlerle ilgili birkaç öneride bulunmak istiyoruz.

Devamını oku...
 
Çocuk Anaokuluna Ne Zaman Başlamalı? PDF Yazdır E-posta

Çocuk Anaokuluna Ne Zaman Başlamalı?

 Acaba anaokuluna hazır değil mi?

Günümüz hayat şartlarında ebeveyn olma kararıyla başlayan zorlu süreç annenin de çalışma karararıyla birlikte tümüyle zorlaşıyor. Gözümüzden bile sakındığımız biricik çocuklarımızı ufak yaştan itibaren başkalarının bakım veya gözetimine bırakmak zorunda kalıyoruz.

Biz işteyken onların en güvenli yerde olmalarını aynı zamanda da gelişimlerine katkıda bulunacak vakitler geçirmelerini istiyoruz. dadıya ve ya büyükannelere emanet ettiğimiz çocuklarımızın aslında günün her saatinde verimli vakit geçirerek sosyal bir ortamda sürekli farklı uyaranlara maruz kalmaları ve her dakika birşeyler öğrenmeleri onların gelişimi için en doğrusu aslında.

7 yaşın eğitim ve sosyal ilişkilerin başlaması için çok geç olduğu bir gerçek. Bunun için de belli bir yaştan itibaren onlar için anaokulu ve kreşler araştırmaya başlıyoruz. Okula karar verdiğimiz aşamada aslında sorunlarımız yeni başlıyor. Anneden veya güven duyduğu kişiden ayrılmakta zorlanan çocuğumuz anaokulu kapısından çoğu zaman gözyaşları içinde giriyor. “Birkaç güne alışır” diyoruz fakat işler pek de beklediğimiz gibi gitmiyor ve 3.günün sonunda okula hazır olmadığını düşünmeye başlıyoruz ve “bir süre daha evde mi kalmalı acaba” diye düşünüyoruz.

Acaba anaokuluna hazır değil mi?

Çocuklar doğumdan itibaren onları besleyen, bakımını yapan kişiye karşı bir bağlılık geliştirirler. O kişiye karşı güven duyar, korktuklarında, üzüldüklerinde o kişinin kollarına sığınmak isterler. Okul kapısından girdikleri andan itibaren yaşadıkları bu korku ve gözyaşlarının tek sebebi

Devamını oku...
 
Reggio Emilia Yaklaşımı PDF Yazdır E-posta

Reggio Emilia Yaklaşımı

1970 yıllarında İtalya’da hükûmet belediyelere okul öncesi eğitiminin yaygınlaştırılması amacı ile kreş ve anaokulları açma ve yürütme talimatını vermiştir. Bu yetkiye dayanarak belediye çeşitli üniversitelerden bilim adamları ile iş birliği yaparak Reggio Emilia adında bir okul öncesi eğitim projesi başlatmıştır.  Reggio Emilia projesi mevcut  okul öncesi kurumlarında reform yapmayı ve bu kurumları güncelleştirmeyi, ayrıca yeni anlayışa göre birçok okul öncesi eğitim kurumu açmayı ve orijinal eğitim metotlarını bu kurumlarda uygulamayı hedeflemiştir. Proje ekibi 1 başkan, başkan yardımcıları ve beş asistandan oluşmaktadır. Ayrıca birçok üniversiteden fizik, sanat tarihi, psikoloji ve pedagoji gibi alanlarda uzman bilim adamları da danışman olarak görev yapmaktadır. Bir asistan rehberliğinde birden fazla anaokulundan sorumlu ekipler bulunmaktadır. Ekiplerde asistanla birlikte, özel eğitimci ve doktor bulunmaktadır. Öğretmenlerin hizmet içi eğitimi ve aileler ile iş birliğinin sağlanması da uzman eğitimcinin görevleri arasında yer almaktadır.

Reggio Emilia projesinin çocuk yetiştirmedeki amacı şu şekilde belirlenmiştir: Büyüme sürecinde çocuk, gelişimini engelleyen bir “duvar”la karşı karşıyadır. Basmakalıp, eski ve katı kurallar, güncelliğini yitirmiş kavramlar, yetişkinlerce benimsenmiş ancak anlaşılması, kavranması zor ve geçerliliğini kaybetmiş davranış ve tutumlar, geleneksel eğitim metotları bu “duvar”ı oluşturmaktadır. Gelişim sürecinde çocuk önce yaşayan toplumdaki yeni kültürel değerler ve rolleri öğrenmesi için desteklenmelidir. Daha sonra çocuk, gelişimini engelleyen ve eski değer yargılarından oluşan “duvar”la karşılaştığında bu “duvar”ı kendi kendine aşmayı başarmalıdır.

Devamını oku...
 


İstatistikler

Üye : 18
İçerik : 224
Sayfa Gösterimi : 679914