Anasayfa
Hanımeli Sitesine Hoşgeldiniz
0-3 Yaş Döneminde Televizyon

0-3 yaş

"Bu dönemde çocuğum televizyon izlemeli mi?"
"Televizyon bu dönemde çocuğumun gelişimini nasıl etkiler?"
"Hangi programları seyretmeli?"

Devamını oku...
 
Boşanma

Boşanma

BOŞANMA SÜRECİ: Başbakanlık Aile Araştırma Kurumunun en son verilerine göre boşanma oranları % 35 ‘lere ulaşmıştır. Tanışma durumuna göre boşanmalar: Tanıştırılıp flört ederek evlenenlerin boşanma oranı % 80.3. Tanışıp flört etmeksizin evlenenlerde boşanma oranı % 71. Tanışıp flört ederek evlenenlerde boşanma oranı % 67.  Boşanan eşlerin evlenirken dikkat ettikleri öncelikler: Yakışıklılık-güzellik % 30. Aşık olma % 21.9. Güzel huy % 9.5. Dini yaşayış % 5.6. Ekonomik güç % 5.3 

1- Boşanma öncesi düşünme dönemi: Çiftlerde birbirlerine yabancılaşma başlar. İlişkide tatminsizlik ve bu gerçeğin fark edilmesiyle korku, üzüntü, kaygı, kaos, yetersizlik duyguları, boşluk hissi ve suçluluk duyguları oluşur. Eşler birbirleriyle sürekli tartışırlar, yüzleşmeye çalışırlar, terapi arayışına girebilirler.

Devamını oku...
 
Ergenlikte Depresyon

Ergenlikte Depresyon

Çocukluk döneminden gençlik dönemine  geçişi ergenlik dönemi olarak tanımlayabiliriz. Bu dönemde çocukta fiziksel, psikolojik, duygusal ve davranışsal olarak belirgin değişimler gözlemlenir. Bu değişimler öncelikle ergeni yorar. Yeni bedenine, hızla  değişen  duygularına, anlamsız davranışlarına uyum sağlamak ve bunları kontrol edememek ergenin kafasını karıştırır. İşte bu nedenle bu dönemde  ergene  karşı anlayışlı olunmalı ve bu dönemi rahat atlatması sağlanmalıdır.

İçinde bunduğu ortamda kendini ve kimliğini gösterebilmek için yoğun bir çaba gösterir. Onay alamamak, tercih edilmemek, beğenilmemek yaptığı bir espriye gülünmemesi bile onun kırılması ve mutsuz olması için yeterli olabilir. Aile ile çatışmalar artarken arkadaşlar daha fazla önem kazanmaktadır.

Devamını oku...
 
Çekingen Kişilik Bozukluğu

Çekingen Kişilik Bozukluğu

       Toplum içinde kendisini gösterememe,  düşük benlik saygısı ve sosyal ilişkilerde yetersizlik ile kendini gösterir. Başkalarının kendisini kabul etmeyeceği, beğenmeyeceği, eleştireceği düşünceleri yoğundur. Sürekli olarak kendi kendisini  eleştirir, kendini beğenmez ve sürekli olarak kendisi ile ilgilenir.   Sosyal ilişkilerden kaçınma, grup toplantılarında yer almama,  sözel iletişime girmeme tipik davranış biçimleridir.  Başkalarının fikirleri onun için çok önemlidir

Devamını oku...
 
Beslenmede Ezber Bozan Tavsiyeler

İngiltere’nin beslenme üzerine uzmanlaşmış en ünlü gazetecisi, The Times gazetesinin gıda editörü ve yiyecek-içecek üzerine en önemli ödüllerden Glenfiddich’i 5 kez kazanmış olan Joanna Blythman, altın değerindeki beslenme kurallarını bilimsel gerçeklere dayanarak yazdı

Devamını oku...
 
Okula Gitmek Sorun Olduğunda

Okula Gitmek Sorun Olduğunda

Okul öncesi eğitim almış olsun olmasın, her çocuk için okula başlamanın ve devam ediyor olmanın kendi içinde bir anlamı vardır. Öncelikle daha önce oyun çocuğu olan çocuk artık okul çocuğudur. Daha önce evden düzenli ayrılıklar deneyimlemiş olsa da, şimdi evden ayrıldığında gittiği yer kuralları daha belirgin, beklentileri daha yüksek bir ortamdır.

Devamını oku...
 
Aile Tutumları

Aile Tutumları

 Çocukların yaşamını sağlıklı bir biçimde devam ettirebilmesi ve dış dünyaya açılabilmesi için bir aileye ihtiyacı vardır. Dış dünyaya açılabilmek için aile ortamında özellikler geliştirdiği gibi, daha sonra gireceği toplumda ihtiyacı olan insan ilişkilerini ve problemlerine bulacağı çözümleri de bu aile ortamında kazanır. Çocukların gelecekte uyumlu ve başarılı olabilmeleri, sağlıklı ve dengeli bir kişilik geliştirmeleri aile içindeki tutumlara bağlıdır. Her ne kadar kişilik gelişiminin insanın yaşamı boyunca süregeldiğini kabul etsek de, kişilik gelişmesi ve yapılanmasında temelin çocukluk döneminde atıldığı gerçeği geçerliliğini korumaktadır. Bu nedenle ailenin çocuğa karşı olan tutum ve davranışları çok büyük önem taşımaktadır. Ayrıca anne ve babanın sadece çocuğa karşı değil, birbirine karşı davranışları da çocuğun dış dünya ile kuracağı ilişki için bir model oluşturmaktadır.

 Ana-babanın tutumu gelişmekte olan çocuğa model olur ve çocuk gördüğü bu modeli taklit ederek ve bu davranışları özümseyerek kişiliğini yavaş yavaş oluşturmaya başlar. Bu sebeple ebeveynlerin çocuklarından bekledikleri davranış modeline uygun davranmaları gerekmektedir. Okul öncesi dönemde çocuk, sosyal birey olmayı öğrenirken aynı zamanda özdeşim yapacağı bir modele gereksinim duyar.

Devamını oku...
 
Anneliğin Bir Kadına Kattıkları

Anneliğin Bir Kadına Kattıkları

Bir kadın için anne olmak yaşam boyu deneyimlenen en büyük değişimdir. Yaşamda karşılaştığımız her büyük değişiklik gibi anne olmak da fikir ve inanışlarımızda, yakınlarımızla ilişkilerimizde ve kendimizde belirli etkiler yaratır. Bunun dışında, hormonal değişimler ve hamilelikle başlayan bedensel farklılaşma da bir kadının kimlik algısını çeşitli şekillerde etkiler.  Anne olmakla beraber gelen tüm bu değişimler, çocuksuz bir kadının çocuklu bir kadın olmasıyla yaşadığı muhteşem dönüşümü anlatır. 

Devamını oku...
 
Ana-Baba Tutumları

FARKLI ANA BABA TUTUMLARI VE ÇOCUK ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

Anne ve babalar çocukları için en doğru olanı yapmak ve çocuklarının gelişime katkıda bulunmak isterler. Ancak anne ve babanın doğruları ve çocukları için yaptıkları çocuklar için her zaman doğru ve iyi olmayabilir. Her anne ve babanın doğruları birbirinden farklı olduğundan çocuklara karşı tutum ve davranışları da farklı farklıdır. Çocuğunun kişiliğinin temel taşlarının oluştuğu okul öncesi dönemde ailenin çocuğa karşı olan tutum ve davranışları çok büyük önem taşımaktadır. Ayrıca anne ve babanın sadece çocuğa karşı değil, birbirine karşı davranışları da çocuğun dış dünya ile kuracağı ilişki için bir model oluşturmaktadır. Ana-babanın tutumu gelişmekte olan çocuğa model olur ve çocuk gördüğü bu modeli taklit ederek ve bu davranışları özümseyerek kişiliğini yavaş yavaş oluşturmaya başlar. Bu sebeple ebeveynlerin çocuklarından bekledikleri davranış modeline uygun davranmaları gerekmektedir.

Ana baba tutumlarına bakıldığında, ebeveynlerin çocuklara karşı olan tutumlarını

Devamını oku...
 
Duygusal Zeka

Duygusal Zeka

Mesleki ve günlük hayatta başarılı olmanın en önemli etkenlerinden biri olan duygusal zeka geliştirilebiliyor.

Uzmanlar bunun için 7 öneride bulunuyor.

 Düzenli ve sistemli bir çalışma ile duygusal zeka öğrenilip, geliştirilebiliyor. İnsanların kişisel ve mesleki anlamda başarılı olmalarını IQ’dan çok daha fazla etkileyen duygusal zeka, insanların ortak duyguları, iletişim becerileri, insanlık anlayışları, incelik, kibarlık, nezaket gibi yetenekleri olarak tanımlanıyor. Duygusal zekası yüksek insanlar mesleki anlamda başka insanlar ile iyi iletişim kurabildiklerinden ve yönetme becerisine sahip olduklarından genellikle çok başarılı olurken, günlük hayatta da duygusal zeka insanların iş arkadaşları ve aile bireyleri ile iyi anlaşabilmelerini sağlıyor. 

Öneriler:

Devamını oku...
 
<< Başlangıç < Önceki 1 2 3 4 5 6 7 8 Sonraki > Son >>

Sayfa 2 - 8

İstatistikler

Üye : 18
İçerik : 224
Sayfa Gösterimi : 679930

Kimler Sitede

Şu anda 614 ziyaretçi çevrimiçi