Anasayfa Ergenlik
Ergenlik
Ergenlik Döneminde Beslenme PDF Yazdır E-posta

Ergenlik Döneminde Beslenme

Ergenlik; fiziksel, biyokimyasal, ruhsal ve sosyal yönden hızlı büyüme, gelişme ve olgunlaşma süreçleriyle yetişkinliğe geçiş dönemidir. Ergenlik çağı 12-18 yaş grubunu içerir. Ergenlik çağı; kızlarda 10-12, erkeklerde ise 11-14 yaşları arasında başladığı kabul edilmektedir.

Ergenlik döneminde büyüme hızlıdır. Enerji ve besin öğelerine olan ihtiyaç artmaktadır.

Bu dönemde artan besin ihtiyaçlarının karşılanmasında yaşanan sorunlar:

• Yaşam biçimi

• Hatalı beslenme alışkanlıkları

• Büyüme-gelişme ve beslenme konularında bilinçsizlik

Devamını oku...
 
Ergenlik Çağı: SorunlarÇağı mı? Sorunların Kaynağı mı? PDF Yazdır E-posta

Ergenlik Çağı: Sorunlar Çağı mı? Sorunların Kaynağı  mı?

Ergenlik çağı sorunlarla örülü bir ağ mıdır? Evdeki çatışmaların alevlenmesinin tek nedeni ergenin içinde bulunduğu dönem midir, yoksa ebeveynlerin kendi yaşam döngüsündeki başkalaşımların da işin içinde olduğu paylaşılan bir durum mudur? Ergenlik, biyolojik faktörlerin etkisindeki kişinin yaşadığı geçici çalkantıları mı anlatır? Çocukluktan buluğa ve ergenliğe geçişteki değişen dünya algısının izdüşümleri nelerdir? Bunlar aile içinde nasıl yaşanır? Bu yazının amacı bu sorulara cevap aramak, okuyanı ergenlik üzerine düşünmeye davet etmektir.

Devamını oku...
 
Aile Tutumları PDF Yazdır E-posta

Aile Tutumları

 Çocukların yaşamını sağlıklı bir biçimde devam ettirebilmesi ve dış dünyaya açılabilmesi için bir aileye ihtiyacı vardır. Dış dünyaya açılabilmek için aile ortamında özellikler geliştirdiği gibi, daha sonra gireceği toplumda ihtiyacı olan insan ilişkilerini ve problemlerine bulacağı çözümleri de bu aile ortamında kazanır. Çocukların gelecekte uyumlu ve başarılı olabilmeleri, sağlıklı ve dengeli bir kişilik geliştirmeleri aile içindeki tutumlara bağlıdır. Her ne kadar kişilik gelişiminin insanın yaşamı boyunca süregeldiğini kabul etsek de, kişilik gelişmesi ve yapılanmasında temelin çocukluk döneminde atıldığı gerçeği geçerliliğini korumaktadır. Bu nedenle ailenin çocuğa karşı olan tutum ve davranışları çok büyük önem taşımaktadır. Ayrıca anne ve babanın sadece çocuğa karşı değil, birbirine karşı davranışları da çocuğun dış dünya ile kuracağı ilişki için bir model oluşturmaktadır.

 Ana-babanın tutumu gelişmekte olan çocuğa model olur ve çocuk gördüğü bu modeli taklit ederek ve bu davranışları özümseyerek kişiliğini yavaş yavaş oluşturmaya başlar. Bu sebeple ebeveynlerin çocuklarından bekledikleri davranış modeline uygun davranmaları gerekmektedir. Okul öncesi dönemde çocuk, sosyal birey olmayı öğrenirken aynı zamanda özdeşim yapacağı bir modele gereksinim duyar.

Devamını oku...
 
Ergenlikte Depresyon PDF Yazdır E-posta

Ergenlikte Depresyon

Çocukluk döneminden gençlik dönemine  geçişi ergenlik dönemi olarak tanımlayabiliriz. Bu dönemde çocukta fiziksel, psikolojik, duygusal ve davranışsal olarak belirgin değişimler gözlemlenir. Bu değişimler öncelikle ergeni yorar. Yeni bedenine, hızla  değişen  duygularına, anlamsız davranışlarına uyum sağlamak ve bunları kontrol edememek ergenin kafasını karıştırır. İşte bu nedenle bu dönemde  ergene  karşı anlayışlı olunmalı ve bu dönemi rahat atlatması sağlanmalıdır.

İçinde bunduğu ortamda kendini ve kimliğini gösterebilmek için yoğun bir çaba gösterir. Onay alamamak, tercih edilmemek, beğenilmemek yaptığı bir espriye gülünmemesi bile onun kırılması ve mutsuz olması için yeterli olabilir. Aile ile çatışmalar artarken arkadaşlar daha fazla önem kazanmaktadır.

Devamını oku...
 
Çekingen Kişilik Bozukluğu PDF Yazdır E-posta

Çekingen Kişilik Bozukluğu

       Toplum içinde kendisini gösterememe,  düşük benlik saygısı ve sosyal ilişkilerde yetersizlik ile kendini gösterir. Başkalarının kendisini kabul etmeyeceği, beğenmeyeceği, eleştireceği düşünceleri yoğundur. Sürekli olarak kendi kendisini  eleştirir, kendini beğenmez ve sürekli olarak kendisi ile ilgilenir.   Sosyal ilişkilerden kaçınma, grup toplantılarında yer almama,  sözel iletişime girmeme tipik davranış biçimleridir.  Başkalarının fikirleri onun için çok önemlidir

Devamını oku...
 
Çatışmaları Yönetmek ve Duygusal Zeka E-posta

90/10 ilkesi mucizeler yaratır

Ne yazık ki bu ilkeyi çok az kişi bilir ve gereğini uygular. İlkenin ortaya koyduğu ‘10’ hayatta başımıza gelen olayların -sadece yüzde onunun-  “kontrol edilemez” olduğunu anlatır. Örneğin arabamızın bozulmasını engelleyemeyiz. Ya da uçağımız geç kalabilir ve programımızı tamamen değiştirmemize neden olabilir. İlkenin ’90’ olan kısmı ise farklı bir anlam taşır. Çünkü hayatımızın bu yüzde doksanlık bölümünde neler yaşayacağımız bize bağlıdır. Peki bu ilkeyi hayatımıza katmayı nasıl başarabiliriz? Tabi ki yaşadığımız olaylara karşı vereceğimiz tepkilerle…

İşte size bakış açınızı etkileyebileceğini düşündüğümüz bir vaka...

Devamını oku...
 


İstatistikler

Üye : 18
İçerik : 224
Sayfa Gösterimi : 679914